Uğur Mumcu sonrası RABITA dosyasını yazar H.Hakkı Kahveci ele aldı.

H.Hakkı Kahveci'nin son kitabı RABITA  çıktı.

Kaynaklara göre Rabıta, şirktir. Çünkü İslami gözükerek Yahudi ve Hıristiyanlığa hizmet etmektedir. Ortadoğu’da Amerikancı İslam’ın (ılımlı İslam’ın) sacayaklarından biri de, bölgedeki sosyalist ve milliyetçi hareketlere karşı İslamcı örgütleri desteklemek amacıyla, 19 Mayıs 1962 tarihinde Mekke’de kurulan RABITA, resmi adıyla Dünya İslam Birliği örgütüdür. Rabıta’nın finansörü dünyanın en geniş petrol rezervlerine sahip Suud yönetimi, bir diğeri ise Arap-Amerikan petrol şirketi ARAMCO (Arabian-American Oil Company) idi. Yani Amerikan sermayesi de vardı. Bir başka kaynak ise Suudlu petrol şeyhlerinin zekatları… El Kaide, IŞİD gibi örgütler gerçekte, daha İslam’ın ilk yüzyılından itibaren ortaya çıkmış bir sapkın yolun bugünkü uzantısıdır. Emevilerin dini ile Haricilerin terörizmini birleştirirseniz El Kaide, IŞİD anla¬yışına uzanırsınız. Bu çizgide İslam, artık insanlara erdem kurallarını aşılayan ve barışa ulaştıran bir din olmaktan çıkar; muhterislerin, dar kafalı yobazların tatmin ideolojisi durumuna düşer, düşmüştür. İşte El Kaide, IŞİD çizgisinin arkasındaki anlam da budur. Bugün Ortadoğu’daki çatışmaları, Suriye’yi, Irak’ı, hatta Türkiye’de olanları, gündemdeki Anayasa tartışmalarını anlamak için değerli basın şehidi Uğur Mumcu’nun açtığı pencereden bakarak Rabıta’yı anlamak gerekiyor. Uğur Mumcu gazeteciliğinin günümüzdeki ender kişilerinden Hüseyin Hakkı Kahveci, bu kitapla Rabıta üzerinden yaşanan gerçeklere, sürüklenmekte olduğumuz tuzağa dikkat çekiyor.

Hüseyin Hakkı Kahveci kitapları ” Yüzyılın hilesi sandıktaki hülle”

hülle

Zaruret hâsıl olunca hülleyle iktidar olursan, muktedir olamazsın. AKP 21.Yüzyılın başında Türkiye Cumhuriyetine hükümet eden parti olarak iktidara geldi. Mühim olan iktidar olmaksa her şey mubah. Aklınıza ne gelirse, Demokrasi tramvayına binildi mi inmemek gerekiyordu. Her seçim AB normları, o yasaları bu yasaları adı altında AKP’ye kanun kılıfıyla kazandırılan seçim ortamı yaratıldı.

Biz bu filmi 12 yıldır seyrederken, 30 Mart gecesi film koptu. Her şey o kadar aleni yapılıyordu ki geçmişe dönüp bakınca şu soruyu sormak gerekiyor 2002-2014 yılları arasında yapılan tüm seçim ve referandumlarda 30 Martta yaşanan şaibe ve hilelerin hiç birisi yaşanmadı mı?

Bu kitapta yaşanıp yaşanmadığını ele aldık. Anladığımız şu ki sandıkta hülle var. Türkiye’de seçimlerde hile ve şaibe yaşandığına artık Türkiye’nin %50sinden fazlası ve bunun yanında tüm Dünya ABD, AB, NATO ve diğer birçok ülkenin uzmanları inanıyor. Bizde bu hilenin, şaibenin izlerini takip ettik.

Türkiye’de seçimler bu kitaptan sonra daha adil yapılacak. Seçimlerde yaşanması muhtemel birçok hile, hülle bundan sonra yapılamayacak. Dönüp geriye baktığımız zaman hiçbir şey için geç değil.
(Tanıtım Bülteninden)

Hüseyin Hakkı Kahveci kitapları “Yeşil hücreler”

yeşil

– Tc El-Kaide savaşının binlerce yıllık gerçeği.
– Türklerin kurduğu devletler neden yıkıldı?
– Nasıl Müslüman olduk.
– Arapların Türklere yaptığı katliamlar ve ihanetler.
– Çanakkale de Arap ihaneti.
– El-Kaide zihniyetinin Türkiye de ki iz düşümü.
– El-Kaide’nin hedefleri ile Akp’nin hedefleri aynı.
– Abd’nin Bop adlı planının tam tercümesi.
– İlk El-Kaide, Işid zihniyetli iz düşümlü partiler.
– Mnp ne söylediyse sonra El-Kaide tarafından söylenmişti. Akp tarafından mota mot uygulanıyor.
– 1976 yılında Pakistan da yapılan rabıta şeriat toplantısının Dünya siyasetinde ki meşhurları, Rabbani, Enver İbrahim ve Recep Tayyip Erdoğan.
– Wamy (Dünya Müslüman Gençlik Teşkilat) hepimiz Wamy’yle başladık.
– Uğur Mumcu haklı çıktı.
– Rabıta’nın sağladığı parayla millet vekili oldular.
– Gizlenen Rabıta raporu.
– Nato’nun yeni düşman konsept tanımlaması, kırmızı yerine yeşil.
– El-Kaide, Işid, El-Nusra gibi örgütlerin finansmanı. Ve daha fazlası bu kitapta.
(Tanıtım Bülteninden)

Posta pulları Arapça olmuş,haberimiz yok

cropped-hakki.pnghhk1

Kartpostallar dışında bütün Arap harfli pullar 1 Mayıs 1934 tarihinden itibaren tedavülden kaldırılmıştı. Arap harfleri ile piyasaya çıkan son pul serisi ise 1929 yılında Latin harfleri ile değerleri yazılan sürşarjlı posta pulu olarak çıkartılmış olan üçlü seridir. Yeni Türk harflerinin kullanıldığı ilk seri ise 1926 yılında piyasaya çıkan 3. Londra serisidir. Harf devriminin 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edildiğini düşünürsek 3 sene gibi çok kısa bir zaman içerisinde pullardan eski harfler kaldırılmış ve kanunun kabulünden 6 sene sonra da eski pullar tamamen tedavülden kalkmıştı.
İlginç olan ise ARAP HARFLERİNİN sessiz, sedasız ve kanunsuz bir şekilde tekrar kullanılmaya başlandığı. Milletin fark etmemesi için pilot olarak PTT ‘nin posta pulları üzerinde HAT SANATI adı altında SÜREKLİ OLARAK ARAP ALFABESİNİ kullanmaya başlandığı yazılmıştı.
Fakat elinize bir mektup zarfı geldiğinde makineden geçmemiş ise üzerinde yer alan pullara dikkatle bakın. Ben baktım! Arap alfabesine ilk önce PTT geçmiş.
Kalkıp birde Osmanlıca diye yuttururlar. Biliyoruz ki Osmanlıcanın bir alfabesi yoktu. Osmanlıca Arap alfabesiyle yazılırdı. PTT’nin bu pulları tedavüle çıkartırken izlediği yol ise traji komik. Hat sanatına ait örnekleri yaşatıyormuş.
ARAP HARFLERİ AKP iktidarında tekrar kanunsuz bir şekilde kullanılmaya başlandı. PTT Posta pulları üzerinde HAT SANATI adı altında SÜREKLİ olarak ARAP HARFLERİNİ son birkaç yıldır kullanıyor.Tüm kamuoyunun bilgilerine …
Gelelim şu Osmanlıca mezar taşları meselesine;
Kimsenin yorulmasına gerek yok. Arap alfabesini dayatmak için Osmanlıca öğrenmeye gerek yok. Bir yazar, entelektüel tüm mezar taşlarını okuyup bir kitapta yayınlamış. Yani bu işi çözdük. O halde dayatmaya gerek yok.
Araştırmacı,yazar Sevim, 1500’lü yıllardan başlayarak Osmanlı mezar taşlarındaki manzum metinleri inceledi.Hazırladığı eserde, İstanbul Eyüpsultan, Edirnekapı, Beykoz, Beyoğlu, Çemberlitaş, Karacahmet, Merkez Efendi gibi mezarlıklar ve hazireler ile Anadolu ’dan yaklaşık 20 ildeki tarihi mezar taşları manzumelerine yer vermiş.
Yani artık bu kitabı eline alan herkes Osmanlıca mezar taşlarını rahatlıkla okuyabilir. Hemen hemen mezar taşlarında ne yazıyorsa kitap haline getirilmiş.
Bu arada unutmayalım: Arap alfabesi bir Ortadoğu dilidir. Türkçenin ise geldiği yer belli olup Asya-Avrupa dilleri ailesine mensuptur. Bu yüzden dilimizin değeri maalesef Büyük Selçukludan itibaren ciddi olarak erozyona uğramıştır. Bunda asıl sebep ise ticaretin yoğunlaştığı bölgede kullanılan dilin ağırlıklı olarak Fars ve Arap dilleri olmasıdır.
Alfabe değişikliğine gidilerek Türkçe eski görkemli günlerine dönmese de ait olduğu Asya-Avrupa dil ailesine geriye dönmüştür. Zaten Araplar biz Türkleri Müslüman görmekte hep zorlandılar. Yakaladıkları ilk fırsatta hançerlemeyi ihmal etmediler.
Fakat AKP bu işi yaygınlaştırmak için birinci aşamada anlaşılan o ki PTT’yi devreye sokmuş. Dünya teröre destek veren örgütler listesinde yer alan ve EL KAİDE’yi kuran RABITA örgütünün 1976 Pakistan toplantısında alınan kararların 7.Maddesinde “ Arap alfabesi ve Arapça halka kadar indirgenecek. Toplumun ortak alfabe ve dili haline getirilecek “ diyor. PTT veya AKP ne yaptığını bilmiyor mu? Elbette biliyor. Bilmeyenler için ben naçizane yazdım. (21 Ocak 2015 Anayurt Gazetesi)

Gazeteci, Yazar, Siyaset ve Terör Analisti